Gandur

etkileştiğim herşey hakkında...yeni bir etkileshim yaratmak için

Giderek daha yapay ve özenti bulduğum etkileshim isminden vazgeçtim. Site beni ve benim ilgilendiğim herşeyi kapsadığına göre Gandur isminin daha makul ve "orjinal" ;) olduğuna karar verdim. Ayrıca daha hızlı bir site olması amacı ile yorumlar için onay kısıtlamasını kaldırdım....hadi  bakalım atış serbest yeni isim hakkında ne düşünüyorsunuz?...

Geri Döndüm :)

3/6/2007

Uzun süre blogumu ihmal etmiştim.... ancak sizden gelen yorumları görünce bir an önce geri dönmem gerektiğine karar verdim.
Malesef yorumlarınıza cevap veremedim ancak bundan sonra burası ile daha ciddi ilgileneceğim söz :) Bu arada bana çabucak ulaşmak isteyen arkadaşlar http://tgandur.googlepages.com/ sayfasından email adresime ulaşabilirler.....
Şimdilik söz vermekle yetinip kaçıyorum.......

Fotoğraf ile ilgili yazılarım sizlerden ilgi gördü. Bunun ışığında blogumda bu konuya biraz daha eğilmeye karar verdim. Tabii bunda şu sıralar en çok etkileştiğim konunun bu olmasının da payı büyük.
İnternette fotograf çekmek ile ilgili bir dolu yazıya ulaşabilirsiniz. Bunlar nasıl iyi fotoğraf çekeceğinizi anlatırlar ama hemen hepsi sizi bir fotograf "hobicisi" olarak farz eder. Ben burada günlük fotograf çekerken yani anı fotografı çekerken nelere dikkat edebileceğimize biraz değinmek, anılarınızı ölümsüzleştirirken daha kaliteli olmalarında yardımcı olmak istiyorum. Hem bu sebeple hem de internette fazlasıyla mevcut olduğundan fotoğrafın temelleri ve manuel çekimler konularına pek değinmeyeceğim. Amacım makineyi elinize aldığınızda doğrudan uygulayabileceğiniz ufak ipuçları vermek.
1- Kırmızı Göz:
Kırmızı göz flaşlı fotoğrafların en büyük sorunlarındandır. Bunu çözmenin birçok yolu var. En basiti-tabii eğer var ise ki çoğu makinede vardır- makinenizin kırmızı göz ayarını kullanmaktır. Ancak bu da her zaman sorunu çözmeyebilir. Bir başka seçenek flaşın üzerine tek kat selpak sarmak olacaktır bu flaş ışığının keskinliğini azaltacağından ışığı dağıtacağından kırmızı gözü engellemeye yardımcı olabilir.
Bir başka tavsiyem ise makine alırken hem kırmızı göz özelliğinin olduğundan hem de bunun zayıf  bir ışık ile değilde flaşı birkaç kez üst üste patlatarak çalıştığından emin olun. Kırmızı gözün sebebi basitçe anlatmak gerekir ise birden ışığa maruz kalan gözün bunu yansıtmasıdır. Sonradan göz duruma alışır bu sebeple flaşın birkaç kez üst üste patlaması durumu büyük ölçüde çözecektir.Eğer makinede bu özellik yok ise arka arkaya poz çekerek-tabi makineniz hızlı ise aksi halde işe yaramayacaktır- bu özelliği taklit etmeyi deneyebilirsiniz.
En son çare Photoshop veya Picasa gibi yazılımlar ile kırmızı gözü yok etmektir ancak eğer göz büyük ve ön planda ise bu işlemden sonra gözler yapmacık görünebilir. Bu sebeple ben bu seçeneği en son çare olarak tavsiye ediyorum.
2-Kapalı gözler:
Özellikle kalabalık çekimlerde kesinlikle birileri göz kırpmış olacak ve gözleri kapalı çıkacaktır. Bunun çözümünü ben bulmadım bir kitapta okumuştum ama paylaşmak istiyorum sizlerle. Öncelikle herkese siz "Açın" diyene kadar gözlerini kapamasını söyleyin. Deklanşöre basmaya hazır olduğunzda "Açın!" deyin ve 1-2 saniye bekleyin deklanşöre basın. Basit ancak işe yarıyan bir ipucu.
3-Işığa Dikkat:
Işık fotografın temelidir. Makineniz bas/çek olsa bile ve amacınız sadece anı çekmek bile olsa ışığın nereden nası geldiğine dikkat etmelisiniz. Örneğin güneşi karşınıza alıp çekim yapmak karanlık gölgeler verecektir sadece. Bu belki sanatsal bir fotografta istenebilir hatta özellikle yapılan birşeydir de ancak amaç anı yakalamak ise ve anıları kaydetmek ise o an da kimlerin olduğunun belli olmaması anlamsız olacaktır. En güzeli güneşi arkanıza almaktır. Bir yandan gelen ışık diğer yanı gölgede bırakacaktır. Elbette bunu kullanarak güzel fotolar çekilebilir ancak ışığa dikkat etmek ve deklanşör sonrasında nasıl bir kare çıkacağını hayal etmeye çalışmak önemlidir.
4-Beyaz Ayarı:
Hem filmler hem de dijital makineler renkleri en iyi gün ışığında algılamak üzere üretilirler. Dijital makinelerde bu durumu beyaz ayarı ile değiştirmek mümkündür. Eğer ampul ışığında bir fotograf çekersenin renklerin sarı ile kırmızı arası tonlara doğru kaydığını göreceksiniz. Beyaz ayarı dijital makine kullanıyorsanız kullanmayı öğrenmeniz gereken bir özelliktir. Bu ayarlar hemen tüm makinelerde çekim yerine göre sınıflandırılır veya otomatik mod bulunur. Otomatik mod her zaman iyi sonuç vermez. Yapmanız gereken ise ayar menüsüne girip bulunduğunz yerin ışık türünü seçmektir (Tungsten,Floresan vb..). Bazı makinelerde manüel beyaz ayarı bulunur ki bu oldukça kullanışlıdır. Manuel ayarı seçtiğinizde makine sizden beyaz bir yeri tüm vizörü kaplayacak şekilde çekmenizi ister. Böylece makine o yeri beyaz olarak kaydeder ve renkleri buna göre düzeltir.
Eğer makinenizin RAW formatında çekme modu var ise bu şekilde çekip beyaz ayarını PC de de yapabilirsizni ancak bu biraz daha ileri seviye olduğundan ve burada tamamen anı fotografçılığına eğildiğimden detaya girmeyeceğim.
5- Flash Kullanımı:
 Flaş sanıldığını aksine gündüzde kullanılır. Örneğin 3. maddede ışıktan ve ışığın oluşturabileceği gölgelerden bahsetmiştik. Doğru bir flaş kullanımı ile bu gölgeleri yoketmek mümkündür. Bu tarz flaş kullanımı için daha önce behsettiğim çekilde bir kağıt medili flaş üzeri koyarak çekerseniz gölgeleri yumuşatmakta daha başarılı olursunuz. Bazen iki katta kullanabilirsiniz tamamen ışık koşullarına ve elde etmek istediğiniz görüntüye bağlı. En iyi öğrenme yöntemi ise deneme yanılmadır.
Eğer dijital makineniz yok ise veya beyaz ayarı ile istediğiniz sonucu elde edemiyorsanız flaş kullanmak renkleri büyük ölçüde doğru kayıt etmenizi sağlayacaktır. Flaş ile gün ışığının ısıssı aynıdır bu sebeple flaş patladığında gün ışığnda olduğu gibi aydınlanmış olacağından renkler daha doğru algılanmış olacaktır.
Şimdilik bu kadar. Eğer sizlerden istek gelir ise kompozisyon konusunun da içinde olduğu birkaç noktayı daha ikinci bir yazıda işelmeyi düşünüyorum. Bu sebeple yazıma yorum yapar beğenip beğenmediğinizi belirtirseniz memnun olurum, gerçi ziyaretçi sayısından da belli oluyor ama

Fotograf: Faika Berat Pehlivan

Bir çocuk kalbi düşünün hep çocuk kalan. Bir çocuk aklı bedenden bağımsız...Bir çocuk düşünün hep çocuk kalan ... Bir Peter Pan  hikayesi değil bahsettiğim. Hayatın bir döneminde takılıp kalmış zihinlerden bahsediyorum. Yaşam denen şey acımasız bir canavar olmasa belki de gıpta ile bakılacaktı onlara. Bizler ki "büyüme","adam olma" hevesi içinde kaybettiğimiz çocukluğumuza bu tekno-mekanik dünyada para ile satın alınan hizmet ve eserlerle ulaşmaya çalışan yetişkinleriz.... Ulaşamadığımız çocukluğun terk etmediği bu bedenlere korku ve acıma ile bakıyoruz çoğu zaman. Zihinsel Yetersiz Çocuklardan bahsediyorum. Saflıkları ile çok filme konu olmuş çok esere kahramanlık yapmış bu "büyüyemeyen" minik kalplerden.
Bizim yardım ve bakımımıza muhtaç bu kalplere yeni bir açılım, yepyeni bir bakış vermek için birileri kolları sıvadı: Fotografçı Faika Berat Pehlivan zihinsel yetersiz çocuklar için bir fotograf atölyesi kuruyor. Hobim fotograf ile mesleğim psikolojinin kesim noktasında karşılaştığım bu projeyi sizlerle paylaşmak istedim. Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı Web Sitesinden  (www.zicev.org.tr) alıntılayarak aktarıyorum:

Gönüllülerimizden Faika Berat Pehlivan, Vakfımızda eğitim hizmeti alan gençlerimize bir “Fotoğrafçılık Atölyesi” açmak istemiş, bu güzel projenin öncülüğünü projeye,  http://www.fotoritim.com  sitesinde sanal bir fotoğraf dergisini de internet dünyasına kazandıran Sınırsız Fotoğrafçılar Gurubu dostlarının tam desteği ile hayata geçirmek üzere bir kampanya başlatmıstır (http://www.fotoritim.com/yazi/zicev--egitimin-en-degerlisi). Gençlerimizin gelişimi için çok yararlı olacak bu proje kapsamında, Faika Berat Pehlivan, çocuklarımıza fotoğraf makinesini kullanmayı, fotoğraf çekerek çektikleri fotoğrafları bilgisayara aktarmayı, yanlışlarını görerek yeniden çekmeyi vb. öğretecektir.

Fotoğraf çekme eğitimiyle çocuklarımız çok yararlı bir hobi edinecek, doğayı, insanları, objeleri yepyeni bir bakış açısıyla ve ayrıntılarıyla algılama yeteneklerini geliştirecek, bir eser yaratmış olmanın hazzını yaşayacak ve özgüvenleri pekişecektir. Kısacası, özel yaşamlarını renklendirecek ve dolduracak yeni bir beceri kazanacaklardır.

Kursun sonunda, gençlerimizin çektiği fotoğraflardan oluşan bir sergi düzenlenecektir.

Bu projeden bir diğer beklentimiz de şudur: Toplumumuz ilk kez, dünyayı ve yaşamı zihin engelli bireylerin bakışıyla görecek, onları daha iyi anlayacak ve dışlamak, yok saymak yerine onları daha çok sevecek ve benimseyecektir inancındayız


Elbette tüm gönüllü projeler için bu projenin de desteğe ihtiyacı var.


Ancak; bu çok yararlı projenin gerçekleşebilmesi için 20 adet Kodak marka, C533 model Optik Zoomlu ve 5.0 mpix çözünürlüğü olan fotoğraf makinesine ihtiyacımız vardır. Bir makinenin fiyatı KDV dahil 140 USD’dir.

Gönüllümüz Faika Berat, bu makinelerin alınabilmesi için fotografçı dostları arasında, internet ortamında fotoğraf paylaşımı yaptıkları “Fotokritik”adli fotograf sitesinde bir destek kampanyası başlatmıştır.  (http://www.fotokritik.com/forum/forum.php?konu_id=40882

Bu kampanyaya destek vermek isteyecek hayırseverlerimizin Ziraat Bankası Ankara Gölbaşı Şubesindeki 5891001-5001 no’lu hesaba “fotoğraf makinesi alımı için bağış” bildirimiyle, güçleri ölçüsünde yardım etmelerini minnet duygularıyla karşılayacağız.

 İlgilerini esirgemeyecek hayırseverlerimize şimdiden yürekten teşekkürlerimizi sunuyoruz.



Kaynak: http://www.zicev.org.tr/news:news.2007.02.12.00
Yukarıdaki fotoğraf
Fotografçının ve Zihinsel Yetersiz Çocukları Yetiştirme ve Koruma Vakfı izni ile kullanılmıştır, izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Fırtına

2/2/2007


Herşey bir haykırış
Doğa'nın haykırışı Fırtına
Bir tık sesi ile sonsuza dek hapsedilmiş bir çığlık
Rengi alınmış, hırçınlığı birkaç tona hapis...
Herşey bir haykırış
Doğa'nın haykırışı...
Fotografçının haykırışı...